Geçici Yatışmanın Sonu

Batı Devletleri artık, Hitler’in vaatlerine inançlarını yitirmiş, Hitler’in bitmek bilmeyen toprak hırsının, yalnızca Almanca konuşulan bölgelerle sınırlı kalmayıp, çok daha ötelere gideceğini anlamışlardı. Bu yüzden, genel bir savaşı önleme umutlarını yitiren Büyük Britanya ile Fransa, Nazi yayılmacılığına karşı askerî direniş hazırlığına giriştiler. 1939 ilkbaharında her iki ülke de, herhangi bir Alman saldırısına karşı Polonya’ya güvence verdiler ve… Devam →

Çekoslovakya ve 1938’deki Yatışma

Avusturya’nın işgalinin hemen ardından, Nazi rejimi, Südetler sorununu kurcalamaya başladı. Batı Çekoslovakya’da “Südetland” adı verilen bölgede yaşayan Alman asıllı Südetler azınlığının, Çekoslovak hükümetinden baskı gördüğünü ileri sürdü. Çekoslovakya hükümetinin Südet Almanlarına pek çok ödünler vermesine karşın, 1938 Eylülü’nde Hitler, Südetland’ın vakit geçirilmeden Almanya’ya ilhakını istedi. 1930 Eylül’de, Büyük Britanya ve Fransa (Çekoslovakya’nın müttefikleriydiler), Münih Konferansı’nda Südetlerin yaşadıkları… Devam →

Avusturya’nın İlhakı (1938)

Alman halkının bölünmezliğini savunan Hitler, 1934’te, Almanya ile anayurdu Avusturya arasında Anschluss (“birlik”) ilan etti. Şubat 1938’de, Avusturya şansölyesi Kurt von Schuschnigg’i, ülkesini işgal etmekle tehdit ederek, hükümetine Nazileri almayı kabule zorladı. 12 Mart 1938’de de Avusturya’yı işgal ederek, Üçüncü Reich’e kattı.

Japonya’nın Çin’e Yeniden Saldırması (1937)

Pekin yakınındaki Marco Polo köprüsünde Çin ve Japon birlikleri arasında yeni bir çarpışma (7 Temmuz 1937), Japonya’nın bütün Çin’i istilasına bahane oluşturdu. 1939’da Japonya, Çin’in en yüksek nüfuslu Doğu bölgesini denetimi altına aldı. Çin’deki olaylara tepki gösteren ABD başkanı Franklin D. Roosevelt, 1937 Ekim’inde, “saldırganların karantinaya alınması” gereğinden söz ettiyse de, Roosevelt’in çağrısının ülkede hiçbir yankı uyandırmaması,… Devam →

İspanya İç Savaşı (1936 – 1939)

1936 Temmuz’unda, sol liberal cumhuriyetçi koalisyon hükümeti ile General Franco’nun önderliğini üstlendiği sağcılar arasında, İspanya İç Savaşı patlak verdi. Uluslararası ölçekte büyük yankılar uyandıran bu savaşta, Hitler ve Mussolini, Franco’ya uçak, kara birlikleri, vb. her türlü savaş yardımı yaparken, Stalin’in yönetimindeki SSCB de, cumhuriyetçilere askerî araç gereç yardımında bulunmaya başladı. Kesin yansızlık siyasetinde kararlı ABD ile uluslararası… Devam →

Etiyopya’nın İşgali (1935 – 1936)

İtalya, 1896’da Etiyopya’yı işgal girişiminde bulunmuş, ama girişim başarısızlıkla sonuçlanmıştı. İtalyan halkına coşku verecek kolay dış zaferlere gereksinme duyan Mussolini, İtalyan ulusunun belleğinden çıkmayan bu yenilginin acısını, 3 Ekim 1935’te kuvvetlerini İtalya’nın denetimindeki Eritre bölgesinden Etiyopya’ya saldırtmakla çıkarma amacını güttü; kara saldırısının yanı sıra, İtalyan Somali’sindeki İtalyan birlikleri de Etiyopya’ya girdi. Askerî eğitim görmemiş, iyi silahlanmamış Etiyopya… Devam →

Hitler’in Almanya’yı Silahlandırması

Almanya’da şansölyeliğe seçilmiş bulunan Adolf Hitler, kendisinden önceki yöneticilerin, Versailles Antlaşması’nın ağır hükümlerini, Birinci Dünya Savaşı’ndan galip çıkmış devletlerle uzlaşmacı siyasetlere yönelerek yumuşatma çabalarını bir yana bıraktı. Tersine, antlaşmayı tanımadığını açıkladı ve 1933’te Almanya’yı Milletler Cemiyeti’nden çıkararak, Alman kara, deniz ve hava kuvvetlerini yeniden yapılandırma yolunda geniş bir program başlattı. Mart 1935’te zorunlu askerlik hizmetini yürürlüğe koydu…. Devam →

Güney Mançurya'daki Japon Askerleri

Mançurya Bunalımı (1931)

Japonya, Washington Konferansı’yla (1921-1922) Çin’in toprak bütünlüğünü tanımış, Çin’in bütün ülkelerle ticaret ilişkileri sürdürmesini olanaklı kılan Açık Kapı ilkesini onaylamıştı. Bu güvenceye karşın, Japonya’daki aşırı ulusçular, Çin’in ekonomik potansiyeli çok yüksek Mançurya iline göz dikmişlerdi. 18 Eylül 1931’de, Güney Mançurya’daki Japon askerleri, Çin birlikleriyle küçük çapta bir çatışmaya girdiler. Japonya bu önemli sayılmayacak olayı Mançurya’yı işgal nedeni… Devam →

Savaşa Doğru

Japonya’nın Çin toprakları içindeki, faşist İtalya’nın Etiyopya’daki, Nazi Almanya’sının Orta ve Doğu Avrupa’daki işgalci girişimleri, dünyayı savaşa sürükleyen ilk kıvılcımlar oldu. Milletler Cemiyeti, silahlanmaya son verme ve saldırganca tavırları önlemede etkisiz kaldı. Batı devletleriyse, yansızlık siyasetini sürdürme ve savaşan tarafları yatıştırıcı bir tavır alma eğilimlerini korudular; ama çok geçmeden yayılmacı devletlerin, elde ettikleriyle yetinmeyeceklerini anlayacaklardı.

Büyük Savaşın Arifesinde

Demokratik rejimlerle yönetilen başlıca büyük devletler (ABD, Büyük Britanya ve Fransa), savaş sonrası barış döneminde düş kırıklığına uğramış ulusların isteklerine karşı koymaya hazırlıklı değillerdi. Versailles Antlaşması’nın öngörmüş olduğu uluslararası düzeni kabullenmiş olmakla birlikte, sürmesini savunacak güçleri yoktu. Ayrıca, bu demokrasilerde de çoğunluk Birinci Dünya Savaşı’nın düş kırıklığını yaşıyordu. ABD başkanı Woodrow Wilson’ın idealist hedeflerine ulaşılamamıştı; çoğunluk savaşın… Devam →