Büyük Savaşın Arifesinde

Demokratik rejimlerle yönetilen başlıca büyük devletler (ABD, Büyük Britanya ve Fransa), savaş sonrası barış döneminde düş kırıklığına uğramış ulusların isteklerine karşı koymaya hazırlıklı değillerdi. Versailles Antlaşması’nın öngörmüş olduğu uluslararası düzeni kabullenmiş olmakla birlikte, sürmesini savunacak güçleri yoktu. Ayrıca, bu demokrasilerde de çoğunluk Birinci Dünya Savaşı’nın düş kırıklığını yaşıyordu. ABD başkanı Woodrow Wilson’ın idealist hedeflerine ulaşılamamıştı; çoğunluk savaşın… Devam →

1929 Büyük Buhranı sonucu intihar etmiş biri

1929 Ekonomik Bunalımı ve Düş Kırıklığı

Bu ülkelerin halkları da, artık demokrasinin iflas ettiğine inanıyor, ulusal kurtuluş yolu olarak gördükleri savaşı yücelten demokrasi karşıtı öğelere gün geçtikçe artan bir hoşgörüyle bakıyorlardı. İtalya’da Mussolini, İtalyanların hem yeni sömürgelere, hem de zaferlere gereksinimleri olduğunu savunarak, ulusu peşine takmıştı. Almanya’da Hitler’in Nasyonal Sosyalistleri de 1933’e doğru iyice güçlenmişlerdi. Japonya’da da askerler, hükümette artık iyice ağır basmaya… Devam →

1920li yıllarda Washington Konferansı

1920 Yılları

1920 yıllarında gerçekleştirilen uluslararası antlaşmalar, uzun süreli bir barış umudunu da doğurmuştu. Washington Konferansı (1921-1922), büyük devletlerarasında, yüksek tonajlı savaş gemilerinin sayısını sınırlandırarak, Çin’in egemenliğine ve “açık kapı” ilkesine saygı gösterilmesini öngörüyordu. Locarno Paktı (1925) ve Kellogg-Briand Paktı (1928), Avrupa’da askerî kuvvet kullanımına seçenek olarak zorunlu hakemlik kurumunu öngörüyorlardı. Bu arada, 1919’da kurulmuş olan Milletler Cemiyeti de,… Devam →