Geçici Yatışmanın Sonu

Batı Devletleri artık, Hitler’in vaatlerine inançlarını yitirmiş, Hitler’in bitmek bilmeyen toprak hırsının, yalnızca Almanca konuşulan bölgelerle sınırlı kalmayıp, çok daha ötelere gideceğini anlamışlardı. Bu yüzden, genel bir savaşı önleme umutlarını yitiren Büyük Britanya ile Fransa, Nazi yayılmacılığına karşı askerî direniş hazırlığına giriştiler. 1939 ilkbaharında her iki ülke de, herhangi bir Alman saldırısına karşı Polonya’ya güvence verdiler ve daha önce geri çevirdikleri bir “Eksen Devletleri’ne karşı güç birliği” önerisinde bulunmuş olan SSCB’yle görüşmelere yeniden oturma çarelerini aradılar.
Ne var ki Stalin, Britanya ve Fransa’nın işbirliğiyle Almanya’nın bütün gücüyle SSCB’ye saldıracağına inanmıştı. Gene de, birbirine taban tabana karşıt ideolojilerine karşın, Hitler’le anlaşma yoluna gitti: 23 Ağustos 1939’da Almanya ve SSCB, on yıl süreli bir Alman-Sovyet saldırmazlık paktı imzaladılar. Pakt kapsamındaki gizli bir protokolle, Polonya ile Baltık ülkelerinin, imzacı iki devlet arasında bölüşülmesi öngörülmüştü.
Bu pakt Hitler’i hoşnut etmişti; çünkü kendisi için, iki cephede birden savaşmaktan kurtulması anlamına geliyordu; üstelik bu antlaşmayla Stalin, Almanya’ya, Polonya’ya istediği gibi müdahale olanağını tanımıştı. Bunun üstüne, güçlü müttefiklerden yoksun Büyük Britanya ve Fransa, Eksen Devletleri’yle kuşatılmış Polonya’yı savunmaya hazırlandılar.