Hava Savaşı

“Öç Silahı”

“Öç Silahı”

Normandiya’daki başarılı çıkartmanın ardından, Müttefiklerin birleşik hava bombardıman kurmayı, bütün çabasını yeniden Almanya içindeki hedeflere yöneltti. 1944 sonunda Almanya’nın silah ve cephane üretimi büyük ölçüde engellendi. Yakıt kaynakları gün geçtikçe tükenen, pilotlarının sayısı azalan Luftwaffe’nin karşı saldırı çabası pek işe yaramadı. Aralık sonunda 800 Alman uçağı, Kuzey Avrupa’da Müttefiklerin elindeki havaalanlarına saldırılar düzenleyerek, 100 uçağı etkisiz duruma getirdilerse de, Müttefikler verilen kayıpları hemen karşılamayı başardılar.

Almanların büyük çoğunluğu hâlâ, Hitler’in zamanı gelince, savaşı Almanya’nın lehine döndürecek olağanüstü güçlü gizli bir silahı harekete geçireceği umudu taşıyordu. Gerçekten de 1944’te, “Vergeltungswaffen” (“öç silahı”) diye adlandırılan iki öldürücü silah Müttefiklere karşı kullanılmaya hazırdı. 13 Haziran 1944’te, Normandiya çıkartmasının başlamasından 7 gün sonra, Hitler, ilk V1’lerin (“uçan bombalar” diye de adlandırılıyorlardı) Fransa kıyısında, Pas de Calais bölgesindeki üslerden fırlatılması buyruğunu verdi. V1’lerin hedefi Londra’ydı; Manş denizi üstünde önceden belirlenmiş bir yoldan saatte 645 km hızla Londra’ya ulaşıyorlardı; ama çok geçmeden İngiliz pilotları bunları havada patlatacak beceriye kavuştular. Kuzey Fransa ve Belçika’dan Londra’ya gönderilen V11erin yaklaşık yarısı kente düştü: 6 000 Londralı öldü. 40 000 kişi yaralandı; 75 000’i aşkın bina yerle bir oldu.

V1lerden daha etkili ve daha öldürücü olan ses ötesi hızlı V2 füzeleri, 8 Eylül 1944’te fırlatılmaya başlandı. Benelüks ülkelerindeki üslerden atılan V2’ler, saatte 5 600 km hızla Londra’ya ulaştılar. Her V2, 1 tonluk savaş başlığıyla kendi kendine toprağa gömülüyor ve toprak altında şiddetli bir patlamaya neden oluyordu. Londra’ya “yağan” 1000’in üstünde V2’den yaklaşık 500’ü kente ulaştı ve 10 000 kişinin Ölümüne yol açtı. Ama “öç silahları” ne kadar öldürücü olsalar ve ne kadar çok sayıda can ve mal kaybına yol açsalar da, savaşın gidişini değiştirmeleri artık olanaksızdı.