(Paul) Joseph Goebbels

(d. 29 Ekim 1897. Rheydt – ö. 1 Mayıs 1945, Berlin. Almanya), Alman Nazi yönetiminin propaganda bakanı. Alman halkına Nazi rejimini olumlu biçimde tanıtmaktan sorumlu tutulur.

(Paul) Joseph Goebbels Kimdir?

Katolik bir fabrika kâtibinin beş çocuğundan üçüncüsüydü. Lise ve yükseköğrenimini ailesinin desteğiyle tamamladı. Ayağındaki bir sakatlıktan ötürü I. Dünya Savaşı sırasında askerlikten muaf tutuldu; sonradan düşmanları bu ayağı, şeytanın çatal tırnaklı ayağına benzeteceklerdi. Joseph Goebbels, Çocukluğunda geçirdiği bir hastalıktan kaynaklandığı sanılan bu sakatlık kişiliğinin biçimlenmesinde etkili oldu.

Goebbels, 1922″de Heidelberg Üniversitesi’nde Alman filolojisi dalında doktorasını tamamladıktan sonra edebiyat, tiyatro ve gazetecilikle uğraştı. O sıralar henüz siyasal etkinliklere girmemekle birlikte çağdaşlarının çoğu gibi, savaştaki yenilgiyle birlikte daha da ateşlenen milliyetçi duygularla doluydu. Üniversite yularında bir arkadaşının aracılığıyla sosyalist ve komünist düşüncelerle de tanıştı. Sonraki özentili davranışlarına karşın, gençliğindeki burjuva karşıtı tavrını hep korudu. Goebbels Antisemitizmi de sonradan benimsedi; okuldayken en değer verdiği öğretmenleri ve nişanlısının ailesinin bir tarafı Yahudiydi. Goebbels bu noktada politikaya atılmaya karar verse pek çok seçeneği olabilirdi, ama hangi partiye katılacağını bir rastlantı belirledi.

1924 sonbaharında bir grup Nasyonal Sosyalistle arkadaşlık kurdu. Yetenekli bir hatip olduğundan, kısa sürede Nazi Partisi’nin (NSDAP; Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi) Elberfeld bölge yöneticisi ve 15 günde bir yayımlanan Nasyonal Sosyalist bir derginin yayın yönetmeni oldu. Goebbels, Kasım 1926’da Hitler tarafından Berlin bölge şefliğine atandı. Nazi Partisi, Bavyera’da kurulup gelişmişti ve o zamana değin Berlin’de gerçek anlamda bir parti örgütlenmesi yoktu. Goebbels yeni görevini, NSDAP’nin antikapitalist “sol kanat” temsilcisi Gregor Strasser ile “sağ kanat” önderi Hitler arasındaki çatışmada yaptığı tercihe borçluydu; kendi inançlanna ters düşmek pahasına, Hitler’in tarafını tutmuştu.

Goebbels ve Hitler

Cesur bir kişiliği olan Goebbels, Ocak 1933″te Hitler’in iktidarı ele geçirmesine değin Berlin’de Nazilerin güçlenip tutunmalarını sağladı. 1928’de Hitler, hitabet ve propaganda gücünü kanıtlamış olan bu parlak gazeteciye (Goebbels önce Der Angriffm. 1940tan 1945’e değin de Das Reich’m yayın yönetmeniydi) tüm Almanya için NSDAP’nin propaganda müdürlüğü görevini verdi. Goebbels, Hitler’in kişiliği çevresinde Führer mitingi yaratmaya ve kitlelerin Nazizme yönelmelerinde etkili olan parti kutlamalarıyla gösterileri kurumlaştırmaya başladı. Bir yandan da yüklü konuşma programıyla Nazizm propagandasını yayıyordu.

“İktidara el konması ‘nın ardından ulusal propaganda mekanizmasını da eline geçirdi. Halkı Aydınlatma ve Propaganda Bakanlığı onun için kuruldu. Ayrıca Goebbels yeni oluşturulan “‘Kültür Odası’nın başkanı oldu. Artık, propagandanın dışında dolaylı olarak basın, radyo, tiyatro, sinema, edebiyat, müzik ve güzel sanatları da denetleme gücü vardı. Oysa dış propaganda, basın, tiyatro ve edebiyat üzerindeki denetimi kısıtlıydı ve bunun için, öteki kamu görevlileriyle pek hoş olmayan hukuksal mücadelelere girmeyi göze alması gerekiyordu. Goebbels ayrıca müzik ve güzel sanatları bir düzene sokmaya da pek istekli görünmüyordu. Gücünü, liselerde olduğu gibi başka alanlara yaymakta da pek başarılı olamadı.

Goebbels’in kültür politikası

Goebbels’in kültür politikası liberal sayılabilirdi, ama aşırı milliyetçilerin isteklerini de dikkate almak zorundaydı. Propaganda mesajları bile, kesintisiz ajitasyonun dinleyicinin algılama gücünü dumura uğratmaktan başka işe yaramayacağı gerekçesiyle sınırlandırılmıştı. Oysa Goebbels’e kalsa, işlerlik dogmatizmden, işbitiricilik ilkelerden önce gelirdi.

Goebbels 1931’de üst sınıftan bir kadınla evlenmiş ve ondan altı çocuğu olmuştu. 1937-38 yıllarında Çekoslovak bir film yıldızıyla ilişki kurması evliliğini olduğu kadar mesleğini ve siyasal yaşamını da tehlikeye attı: bu dönemde etkisi azaldı. Zafer zamanında propagandacılara pek gerek duyulmadığı için II. Dünya Savaşı’nın başlaması da(Goebbels savaşı onaylamıyordu), konumunda önemli bir değişiklik yaratmadı. Stalingrad (bugün Volgograd) ve Afrika’daki yenilgiler savaşın gidişatını değiştirince Goebbels’in şansı açıldı; yenilginin üstesinden gelme konusunda parlak bir propaganda ustası olduğunu kanıtladı.

Goebbels’in. içinde bulunulan durumu farklı yansıtarak gerçekleri çarpıttığını söylemek yanlış olur. Tersine, Goebbels kişisel olarak yürüttüğü ve anında basın ve radyo aracılığıyla yayımlanan propagandasının temel dayanağı, tarihsel koşutluklar kurma, karşılaştırmalara gitme, tarihin sözde kaçınılmaz yasalarından dem vurma, hatta son koz olarak mucizeler yaratacak gizli silahlardan söz etme yoluyla umutları sürekli artırmak üzerine kuruluydu. Öteki önde gelen Nazilerin korunak ve sığınaklarına çekilmelerinden çok sonra bile Goebbels, sürekli halkın önüne çıkarak bir kez daha kişisel cesaretini göstermiş oldu. Bu yıllarda halkın önünde yaptığı konuşmalar, o zamana değin genelde olumsuz olan imajının düzelmesini sağladı. Çalışmaları özellikle Alman cephesindeki savunma çabalannın yoğunlaşmasında etkili oldu: Goebbels, topyekûn savaşı savunmaya başladı ve birkaç yanlış ataktan sonra 20 Temmuz 1944’te Hitler’e yapılan suikast girişimi, ona bu amacını gerçekleştirme olanağı sağladı. 25 Ağustos’ta, “Tam Yetkili Topyekûn Savaş Sorumlusu” oldu. ama kendisinin de kısa bir süre sonra yakınarak itiraf edeceği gibi, artık çok geçti.

Goebbels son ana değin Hitler’in yanından ayrılmayan tek Nazı önderiydi. 1 Mayıs 1945″te Berlin’de Hitler’in kuşatma altındaki sığmağında çocuklannı da öldürerek kansı ile birlikte intihar etti. Bu, yetenekli sahne yönetmeninin, en kanlı değilse bile, en dehşetli ve son gösterisiydi. Goebbels Bir gün önce Hitler kendi arzusuyla onu Reich şansölyesi ilan etmişti. Böylelikle Goebbels bir günlüğüne ve birkaç metre karelik bir alanda bile olsa Otto von Bismarckın son halefi oldu.