İkinci Dünya Savaşı ve Türkiye
Türkiye, savaş boyunca askeri ve diplomatik dengeleri dikkatle gözeterek doğrudan çatışmanın dışında kalmaya çalıştı. Bu sayfa, Ankara’nın tarafsızlık politikasını, büyük güçlerle ilişkilerini ve savaşın son safhasındaki sembolik tutum değişimini özetler.
Devletin yeni kurulmuş sayılabileceği, ordunun modern savaş araç gereçlerinden yoksun olduğu bir sırada patlak veren İkinci Dünya Savaşı’nın dışında kalmaya büyük özen gösteren Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, Fransa ve İngiltere’yle birer dostluk anlaşması imzalamış olmasına karşın, yansızlık tutumunda ısrar etmeyi başardı. Alman ordusunun Balkanlar’a girmesi ve Hitler’in vermiş olduğu güvence mektuplarına karşın Meriç ırmağı üstündeki bir köprünün uçurulması, ülkeyi savaşın eşiğine kadar getirdiyse de; dönemin cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve devlet ileri gelenlerinin kararlılığıyla sonuna kadar savaşın dışında kalan Türkiye ancak 13 Ocak 1945’te Müttefik devletlere İstanbul ve Çanakkale boğazlarını açarak Japonya ve Almanya’ya simgesel olmaktan öteye geçmeyen bir savaş ilanında bulundu.